23 Mayıs, 2016

Yeniden Merhaba

Herkese Merhaba!
Tam iki yıllık bir aradan sonra herkese merhaba!
Heyecanlı, keyifli bir merhaba!

Yazmaya ara verirken ki tek amacım yüksek lisans tezimi bir an önce dikkatimi dağıtmadan yazıp bitirmek ve bir türlü bilemediğim yakın geleceğe dair "biraz" fikir edinebilmekti.
Neler oldu, neler!
Bol bol seyahat ettim.
Türkiye'ye taşındım (kürkçü dükkanı misali!).
Evlendim.
İşe başladım.
Doktoraya başladım (bunlar ana başlıklar tabi ki).
Evliyim, mutluyum ve çok şükür hala çocuksuzum. :) Yanlış anlamayın ama çocuk sevmediğimden değil hala görmek istediğim çok yer, yapmak istediğim çok şey olduğundan.
Ama nereden başlasam bilemiyorum yazmaya, eşimle yaptığımız Paris seyahatinden mi, ege turundan mı, öğrencilerimden, kitaplarımdan ya da Türkiye'deki yeni hayatımdan mı?
Şimdi gençlerin ödevleriyle meşgulüm fazlasıyla. Biter bitmez buradayım.
Dönüşüm harika olacak!



30 Mayıs, 2014

Dünyanın en tuhaf mahluku

Akrep gibisin kardeşim, 
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. 
Serçe gibisin kardeşim, 
serçenin telaşı içindesin. 
Midye gibisin kardeşim, 
midye gibi kapalı, rahat. 
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. 
Bir değil, beş değil, yüz milyonlarlasın maalesef. 
Koyun gibisin kardeşim, 
gocuklu celep kaldırınca sopasını 
sürüye katılıverirsin hemen 
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. 
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, 
hani şu derya içre olup deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. 
Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. 
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer 
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak 
kabahat senin, -demeye de dilim varmıyor ama- kabahatın çoğu senin, canım kardeşim! 


                                                       NAZIM, 1947
Bu gadget'ta bir hata oluştu