29 Eylül, 2012

Tüm şanslı teyzelere gelsin :)

Japon kızı gülümsemesi :))) Göksu'yla Beypazarı'nda yıllar yıllar evvel :))
Düşünüyorum da teyzelerim olmasaydı hayatım ne kadar da sıkıcı, ne kadar da farklı olurdu.

İnsanın çokça teyzesinin olması ne kadar keyiflidir bir bilseniz. Tadına doyum olmaz. Birisi ağlarsa hepsi ağlar, birisi gülerse hepsi güler. Kavgası da, kahkahası da eksik olmaz. Çocukken çoğu zaman hayatını zorlaştırırlar insanın. Düşünsenize insan bir anneyle bile anlaşmakta zorlanırken, hele ergenlikte bir tanesiyle zor idare ederken insanın 6 tane teyzesinin olması inanılmaz zordur. Hepsi sana nasıl davranılması, nasıl oturup kalkılması gerektiğini, nasıl saygılı olunacağını, nasıl edepli oturulacağını, nasıl hanım hanımcık davranılacağını, nasıl yemek yenileceğini  vs vs - bu liste o kadar uzun ki düşünürken bile fenalık basıyor :) - kendilerince anlatır dururlar. Hele de kuzenler olarak hepiniz kadınsanız ve her biri hepiniz için defalarca bıkmadan, usanmadan tekrarlanıyorsa.... Aman tanrım inanın çekilir çile değildir :).
Güzel  yanı nedir biliyor musunuz insanın 6 teyzesinin olmasının, asla ama asla yalnız kalmanız mümkün değildir, anlaşılmadığınızı hissettiğiniz an içlerinden birisi fenerini tutuverir karanlığınıza. Yani, her seferinde sığınacak bir liman bulursunuz kendinize. Haa, bazen 6'sı birden o feneri gözünüze gözünüze de tutuverir, işte o zaman gel gör şenliği :)). Benim teyzelerimin hayatımda yeri çok büyüktür, bunlar hiç konuşulmasa da onlar bilirler. Her birinden başka bir şey öğrenmiş, hayatımın farklı zamanlarında farklı bir tanesine musallat olmuşumdur. Kavga ettiğimiz gibi, karnımıza kramplar girene kadar gülmüşüzdür de hep beraber.
Özellikle başarılarımda yeri büyüktür her birinin, maddi manevi destekleri göz ardı edilir gibi değildir.
Ben bugün yine teyzelerden bahsetmek istedim ama bahsetmemek mümkün değil ki, insanın acısına annesinden başka bir de ancak teyzesi yanar.
Bugünün gündem teyzesi Sibel teyze, Göksu'nun biricik teyzesi. Göksu'nun çizmelerini ben Berlin'e götüreyim diye bugün Ortaköy'e teyzemlerin dükkana bıraktılar. Benden, Göksu'dan ve anne babalarımızdan bağımsız. Tamamen teyze ve eniştelerin emeği ve sevgisi... Nasıl ifade edebilirim kelimelerle bilmiyorum ama bu çok güzel çok hoş bir duygu. Çizmelerin yanına sıkıştırılmış bir kaç çift yeni çorap... İnsanın ancak annesi düşünebilir bunu, 'Kuzuma çorap da göndereyim' diye. İnsanın bir tane de olsa, 6 tane de olsa niceliğine takılmadan  teyzesi olmalı derim ben hep, olmalı ki ağladığın ağladığına, güldüğün güldüğüne değsin.
Kafam dağıldı yine.
Teyzelerimle, eniştelerimle, sayısı her geçen yıl artan kuzenlerimle, biz kocaman koskocaman bir aileyiz (2 tane de dayım, amcalarım ve halam da var benim, kimseyi dışarıda bırakmak istemem, beni yanlış anlamayın lütfen, çünkü anne teyze yarısıdır, farklıdır teyzeler hep.). Kalabalıklığımızdan kaynaklanan gürültü beni her seferinde yoruyor olduğundan, onları özlediğimde hayallerimi hep mute modda kuruyorum.
Hayallerim hangi modda olursa olsun sevgili teyzoşlarım, ben sizi çok seviyorum, enişteciklerimi de yavruları da :))
Bugün buradan "her birinize"  ve "Sibel teyze"ye ve yeryüzündeki sevgi topağı olmuş tüm teyzelere,  kendi adıma ve acizane Göksu adına teşekkür ediyorum. Ayrıca çok şanslısınız bizim gibi yeğenleriniz olduğu için ;)
Arz ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu