15 Kasım, 2012

Varolmayı da öğrenir insan

Tüm aldatıcılığına rağmen hayatın, varolmayı da öğrenir insan, öyle diyor Calvino.
....
Bazen yürürken kaybolduğunu hisseder ya insan, durmak için bir köşe arar.
Sanki köşeyi dönsem tanıdığım bir yeri görecekmişim de yolumu bulacakmışım.
Döneceğim köşe de beni karşılayacak olanın ne olduğunu bilmeden, köşeye ulaşmayı çalışmanın kendisidir ürkütücü olan, kaybolmak değil. 
Köşeyi döndüğümde yeni bir aşkla ya da eski bir dostla karşılaşacağım belki sadece, belki aradığım yolun kendisi değil de yolda yoldaşlık edebileceğim birisidir. 
Bu koşturmacam neden, nereye koşuyorum böyle, bu telaşım, bu sessizliğim neden? Belki şu köşeyi bir dönsem birisi dur diyecek, koşma artık gel birlikte yürüyelim. Yürümeye başladığım ama nereye gideceğimi bilmediğim o yolda artık koşmama gerek kalmayacak. Nedensiz sevmelerim karşılık bulacak, birisi, bu sefer, 'kal!' diyecek 'gitme!'. 
O zaman, gelecek kendiliğinden gelecek de hazırladığı yeni döneme misafir edecek beni. Çok şey istiyorum hayattan farkındayım, sevmeyi bile başaramazken.
Calvino'nun "Varolup, varolmadığını bilmeyen kişi olsa olsa bir gençtir." ifadesine referansla hala genç miyim acaba? 
"Ey eşiğinde bir anın, Durmadan değişen şeyler!"* nedir bu sabırsızlığın, telaşın kaynağı? 
Beni de takıp peşine sürüklediğin, gelecek kaygısı mı hayatın kendisi? 
Beklediğim gelecek her gün ellerimden kayıp giderken, varolmanın tarifini kim verecek bana? 
Söylendiği gibi Aura'sını kaybetmiş günümüz dünyasında, bireyselliğimden arındırılmış ve önceden belirlenmiş kuralların sıkı takipçisi haline gelmişim, inandığım savunduğum şeylerin yeniden üretilmiş yüzeysel soyut saçmalıklar olduğunu farkedemez olmuşum.
Organik bir bütünün zavallı bir parçası olmuşum da, bu  varolmayan bütünün geçtiği yeri dümdüz eden muhafazakar bir söylemin ürünü olduğunu göremez olmuşum. 
Varolmayan bir sistemin, varolan bir parçası olduğumu düşünüp koşturup duruyorum nereye varacağımı bilmeden.
Arada bir yabancılaşmam, sonra böyle böyle kendime gelmem varolmamın işaretçisi aslında, öğreniyorum zannımca. Netice de "Varolmayı da öğrenir insan.".
...
Aldatıcısın hayat, yalancısın da.
Bir parmak bal misali geçici sevgiler sunuyorsun damakta acı bir tatla birlikte.
Birisi geleceği için giderken, diğeri kendi geleceği için kal diyemezken, bilinmezliğinin keyfine varıp öylece izliyorsun.
"Hangi beklenmedik altın çağdır hazırladığın, sen ele avuca sığmayan, sen bedeli yüksek hazinelerin habercisi, sen fethedilmeyi bekleyen krallığım benim, Ey Gelecek..." (Calvino, Varolmayan Şövalye)




*AHT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu