23 Aralık, 2012

Yazık demeye dilim varmıyor


Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki her şey tüketme ile bağıntılı. Bir şeyi ancak tüketebiliyorsan varolduğunu hissedebiliyorsun.
Mutluluk bir pamuk ipliğiyle cüzdanlarımıza bağlanmış. Satın alabildiğimiz müddetçe mutlu olduğumuz yanılgısına kapılıyoruz. E bu da bir süreliğine tatmin ediyor aç ruhlarımızı. Ya sonrası?
Kısır bir döngü işte...
İstediğini elde edemeyen mutsuz insanların kurduğu kaotik bu düzende, kendini okuduklarıyla tatmin etmeye çalışan bir kaç aç ruh daha.
Neden bu kadar zor sanki?
Sevmek bir karşılık beklemeden neden bu kadar zor?
Ya da sevgi sandığı şey, her neyse, tükettikten sonra çekip gitmek neden bu kadar zor?
Sahip olamamakla mi ilgili bütün bunlar?
Ben çok bir şey istediğimi düşünmüyorum, Beril her ne kadar istediğim şeyin imkansız olduğunu dile getirse de, çok sık.
Benim hayalini kurduğum dünya eşit ve özgür, tüm bu delilikten arınmış, sevginin sadece sevginin kendisi için olduğu bir dünya.
Ben bu yazıyı ingilizce yazsaydım, daha net anlatabilirdim ne demek istediğimi. Ama burada ne demek istediğimi, Türkçe bile anlayamayacakları için fark etmez. Yani "sevginin sadece sevginin kendisi için" ifadesi yerine, "love for itself" yazsam kimse Kant açıp okumayacağına göre, benim kendimi nasıl ifade edeceğimin pek de bir önemi yok aslında.
Anlayacağınız dilden söylemek gerekirse, dönün tüketmeye alışık olduğunuz hayatlarınıza, biz lanet olasıca dünyamızda mutluyuz. Üzmeyin arkadaşlarımı da, beni de...
Gönülden taa böyle derinden diliyorum, hiç bir hatanızdan ama hiç birinden ders alamayın, ve yaşadığınız bu yanılgıdan hiç kurtulamayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu