08 Ocak, 2013

Berlin'e Notlar

Berlin'i, hatta Berlin'de olma fikrini bile severim ben. Ancak bu hissim ya da muhabbetim, tabi ki Berlin'in kendisinden değil, benim tam bir germanofil olmamdan kaynaklanmaktadır. Bu sebepten olsa gerek, Berlin'de ki ilk bir kaç saatim belki günlerim oldukça keyifliydi. Sonrasında yine Türkiye' de aşmayı bir türlü beceremediğim stresli sıkıntılı bir moda girdim. İster istemez ne oluyor yine bana sorusu, bir metropolitanda olduğum yanıtını çok gecikmeden verdi ve ben anladım ki, benim sorunum temelde tüm bu koşturmaca ve kalabalıkla.
Prag'a yerleştiğimden beri bazen anlamsız sorularla kendimi yıpratsam ve işlerim ne kadar ters gitse de, ne kadar doğru bir karar verdiğimi düşünüp bununla mutlu oluyordum ve Berlin'de geçirdiğim bir kaç gün sonrasında, bu kararımda ne kadar da isabetli olduğumu gördüm.
Berlin'e turistik amaçla gitmediğimiz için şehir ile ilgili izlenimlerimi aktarmayacağım bu notumda. Yılbaşını kutlamak için arkadaşlarımızla buluşmaya gittik Beril ile.
Beklentilerim olduğu için hayal kırıklıklarıyla döndüm geriye, ama ne yalan söyleyeyim iyi oldu. Gözümde büyüttüğüm bir çok şeyden kurtulduğumdan olsa gerek, kendimi daha özgür hissediyorum. En azından emin olduğum bir şey var ki, eskiyi o kadar çok özlemeyeceğim ve bu buradaki hayatımı kesinlikle kolaylaştıracak.
Oldukça enteresan bir yılbaşı gecesi geçirdik, hiç tanımadığımız bir grup insanla, hiç bilmediğimiz ve asla öğrenemeyeceğimiz bir adreste. Haksızlık etmek istemiyorum, çok eğlenceli,kesinlikle kibar, ve düşünceli gençlerdi. Keyifli sohbetler ettik, değişik tatlar, değişik kültürel yapılar vs çünkü grupta bizimle birlikte diğer milletlerden de insanlar vardı, Bangladeş ve Meksika gibi. Bir müzik grubunun ya da klübünün, ne olduğunu anlayamadığımız bir grubun, ofisinde akşam yemeği yedik hep birlikte. Biz de raclette grill eşliğinde son derece keyifli bir akşam yemeği yemiş olduk. Çok hoştu çocuklar, servisleri, sıcak kanlı oluşları da çok hoştu. Her ne kadar yemek boyunca almanca konuşmayı tercih edip bizi sıkıntıya soksalar da biz hayli eğlendik. Ve yemekten sonra bir meydana gidip yaklaşık bir saat havaifişek patlattık. Ben de hayatımda ilk kez havaifişek patlatma fırsatı buldum, inanılmaz keyifliydi, çocuklar gibi şendim. Güneşin batışıyla birlikte havai fişek patlatmaya başlamıştı insanlar, sabah 5'e geliyordu biz eve dönerken, ve insanlar hala aynı şekilde devam edyorlardı inanılmazdı.
Savaş gibiydi adeta, savaşların ne kadar da korkunç olabileceğini biraz olsun anlayabiliyor insan diye düşünmeden edemedim, hele de Berlin gibi baştan başa yıkılmış ve yeniden kurulmuş bir şehirde. Ürkütücüydü.
Yılbaşı arefesinde kasiyerlerin ve diğer tüm çalışanların ne kadar da kaba olduğundan bahsetmek istemiyorum, bir gün içerisinde 3 kez terslenmiş olmamı göz ardı ederek, o günün yoğunluğuna veriyorum tabi ki. Yanıltıcı hatıralarım kalsın istemiyorum. Gecenin devamında da ara ara eğlenmiş olsam da çoğunlukla benim açımdan tatsız olduğu için direkt atlıyorum oraları.
Gül'ün bizi evinde çok hoş bir şekilde karşıladığını da vurgulamadan edemeyeceğim tabi ki.
Ne yalan söyleyeyim bu seferlik Berlin gezimin en güzel yanı Prag'a dönüş yoluydu.
Bir daha ki Berlin gezimde daha güzel izlenimlerim ve hatıralarım olacağını ve böylece paylaşmaya değer yaşanmışlıklarımın da olacağını umuyorum.
Yılbaşında berlin'e yapmış olduğum geziye dair yazmaya değer bulduklarım şimdilik bunlar. Bakalım son 3 yıldır üzerime çöken bu yılbaşı kabusu ne zaman son bulacak. Bu arada yine de o geceye haksızlık etmek istemem, sıradan bir gece için tek kelimeyle harikaydı ama yılbaşı gecesi için değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu