17 Mart, 2013

Rilke'den Gerçek ve Görüntü Üzerine bir Alıntı

Pek çok kişi... İçinde sonu gelmeyen bir protesto, ortalıkta dolaşıp durur; bu yüzden acayiplikleri ciddiye alınmayan küskün, bildiğini okuyan kişilerden daha çok değer taşımazlar. Önemli olan, böyle bir protestonun gerçeklik taşıyıp toplumda kabul görmüş gerçek karşısında tutunup tutunamadığı, onu dengeleyecek gücü içerip içermediği, hatta doruk noktalarında ondan daha inandırıcı nitelik taşıyıp taşımadığıdır. Dünya tarihi böyle protestolarla dolup taşar, tek kişilerin başkaldırılarına sarıla sarıla çıkar yukarı. Öte yandan (Franziscus'un da dediği gibi) keşiş yaşamı da böyle bir protestodur, başkalarınca benimsenmiş gerçeğe dokunmadan ikinci bir gerçeği kurma amacı güder. Yani karşımızda bir yaşam vardır, duvarlarla çevrilmiş ve bu duvarlar dışına taşmaktan el çekmiştir. İçe dönük bir yaşam sürdürülür duvarlar gerisinde. Böyle bir yaşamın temelinde can ve gönülden sürdürülen masum bir çalışma yer alır ve iyi olan, büyük olan her şey bu yaşamdan çıkıp gelir kendiliğinden: Çaba, neşe, teslimiyet ve son olarak kimsenin bilinçli istemediği bir sanat. Bir sanat ki, diğer şeylerden ayırt edilemez; çünkü bir kez çiçeklenmeye görsün, bu yaşamın kendisinden başka bir şey olmadığı anlaşılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu