05 Mayıs, 2013

Dönüş Yolu

Otobüs garındayım. Otobüs bekliyorum Prag'a döneceğim otobüs gelse de binsem artık. Yahya Kemal Ankara'nın en güzel yanı İstanbul'a dönüşü diyor ya, Berlin'den Prag'a her dönüşümde bunu kendime hatırlatıyorum. Ankarayı pek çok seven biri olarak bu ifadenin yerindeliğini kendimce bir çok kez sorguladım ama Berlin'den her dönüşümde Berlin'in en güzel yanı Prag'a dönüş yolu demekten alamıyorum kendimi. Berlin'i sevmediğimden ya da daha az sevdiğimden değil, eve dönüş yolunun her zaman daha cezbedici olduğundan sanırsam. Çok keyifli bir tatil oldu yine. Bu sefer ki Berlin maceram gerçekten çok keyifliydi. Bu sefer 1 Mayısı kutlamak için geldim Berlin'e çünkü Prag'da 1 Mayıs gerçekten çekilmez oluyor. Ancak ne yalan söyleyeyim Berlin 1 Mayısının daha çekilebilir değil. Bütün gün sokaklardaydık ve siyasi herhangi bir bütünün parçası olamadık. Siyasi örgüt ve partilerle tabi ki Prag'a oranla daha fazla vakit geçirdik ama içerik olarak hiç fark yoktu. Alkol ve marihuana eşliğinde kendine yaşam alanı yaratmaya çalışan marjinal bir çok kimsenin kalabalığından başka bir şey göremedik. Festival olarak düzenlenmiş son derece eğlenceli bir organizasyondu. 1 Mayıs siyasi bir mücadelenin temsilinden öte baharın hatta mayıs ayının karşılanması olarak tanımlanabilirdi kesinlikle. Siyasi mücadelenin ehemmiyetini azaltmak için organize edilmiş adeta yabancılaştırılmış bir organizasyondu. Başarılı da olmuşlardı bence. Kotbusser Tor, Kreuzberg, Orienburger Platzı kapsayan hatta bu bölgeleri hayli aşan bir alanda konser stageleri yemek büfeleriyle Odtü bahar şenliklerinden pek farkı yoktu. Hatta Odtü'de yasak birşeyler yapıyor olmanın verdiği heyecan ve adrenalin bahar şenliğini daha heyecanlı bile kılabiliyor. Aynı konsept, aynı kalabalık, daha az bilinç ve daha güvenli bir ortamla daha tatsız bir ortam yaratılmıştı diyebilirim, hatta dedik ve bunun hakkında bir hayli eğlendik. Sonuç olarak siyasi bilinç bir kenara bırakıldığında, harika bir gün, harika planlanmış bir organizasyondu. Bir de yemek stantlarının neredeyse tamamının türklere ait olması türbanlı pardesülü teyzelerin satış yapmaları, kısır ve patates salatasının gırla tüketilmesi de benim vurgulamak istediğim başka bir nokta. Enteresandı hakikaten. Berlin'de geçen her günümün bir diğerinden daha enteresan olmasını sağlayan başka bir nokta olarak tabi ki.
Gecenin şu saatinde bu havada geri döneceğim diye uğraşmamın sebebi de Neuman ve ödevi yani ödevi yapmadığım gibi derse de gitmeyeceğimden benden çaldığı saatler yüzünden kendisine hayli kızgınım. Neden Avrupa Birliği çalışan bu kimseler bu kadar kompleksli avrupada hiç anlamış değilim. Ömür törpüleri.
Neyse Neumanı bir kenara bırakayım da canımı sıkmayayım daha fazla.
Ben hazır berlinin en güzel yanı eve dönüş yoluna girmişken onun tadını çıkarayım en iyisi. Hem otobüsüm girdi gara vakit hareket vakti. Neyse Berlincim bu seferde göremediğim müzelerini ve özellikle potsdamı görmek için yazın tekrar geleceğim, görüşürüz en kısa zamanda. İyi geceler Berlin ve şimdiden günaydın Prag :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu