31 Mart, 2014

Recep Tayyip Erdoğanın Balkon Konuşmasının Metni - 30.03.2014

Söz uçar yazı kalır demiş eskiler, artık ne sözler, ne yazılar uçuyor, ancak unutmamak, unutturmamak için, dinleyemeyenler ve dinlemeye tahammül edemeyenler için öncelikle kendim için başbakanın 30 Mart yerel seçimleri sonuçlanmadan yapmış olduğu bu balkon konuşmasını yazıya dökmek istedim. "Kuvvetler ayrılığı önümüze bir engel olarak dikiliyor" diyen bir başbakanın, demokrasi zaferi kutlayan bu konuşmasını söylemini irdeleyerek tekrar tekrar okumanızı diliyorum.
Umutlu günler var, güneşli günler!


"Aziz milletim,
Çok değerli kardeşlerim, hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.
81 vilayetin 77 milyon TC vatandaşını bir kez daha muhabbetle kucaklıyor ve selamlıyorum.
Ankara'dan AK Parti genel merkezinden 81 vilayetle birlikte dünyanın tüm dost kardeş başkentlerini başkentlerini şehirlerini yürekten selamlıyorum. Az önce binlerce kişinin toplandığı Üsküp meydanına telekonferansla bağlandım, onlara hitap ettim. Ciddi bir soğuk altında onlar sizin bu coşkunuzu paylaşıyorlardı. öncelikle rabbime bize böyle büyük bir zafer anlamlı bir sonuç nasip ettiği için sonsuz şükranlarımı ifade ediyor hamdüsenalar ediyorum. 
Yarab ne büyüksün! Dünyanın her yerinde zaferimiz için ellerini gönüllerini dudaklarını duaya açan dost ve kardeşlerime teşekkür edeiyorum. 
Filistinde gözü seçim sonuçlarında olan, Türkiye'nin zaferini kendi zaferi olarak gören kardeşlerime teşekkür ediyorum. Mısırda demokrasi mücadelesi veren bizim mücadelemizi çok iyi anlayan kardeşlerime teşekkür ediyorum. Balkanlarda, Bosna Hersek'te Makedonya'da Kosova'da Avrupa'nın tüm kentlerinde yürekleri bizimle atan, bizim kadar coşkuyla şu zaferi kutlayan kardeşlerime teşekkür ediyorum. Suriye'de bombaların altında açlıkla kıtlıkla baş başa her an büyük acılar yaşayan ama Türkiye'nin AK Partinin zaferi için her an dua eden mazlum kardeşlerime sonsuz teşekkür ediyorum. 
Tıpkı Kurtuluş Savaşı öncesinde olduğu gibi dünyanın dört bir köşesinde ellerini semaya açarak Türkiye'nin istiklal mücadelesine yürekleriyle, dualarıyla destek olan tüm kardeşlerimize, tüm dostlarımıza, aziz milletimin selamlarını şükran duygularını ifade ediyorum. Elbette, en büyük teşekkürü bu aziz millet, bu aziz millet hakediyor. 
Kardeşlerim,  kardeşlerim, siz yeni Türkiye'nin istiklal mücadelesine sahip çıktınız, sizlere teşekkür ediyorum. Siz büyük Türkiye idealine, büyük Türkiye hedeflerine sahip çıktınız. Her birinize teşekkür ediyorum. sSiz en başta kendi iradenize kendi geleceğinize siyasete partinize başbakanınıza sahip çıktınız hepinize sonsuz şükranlarımı sunuyorum. 
İşte bugün 30 Mart. Kardeşlerim, bugün 30 Mart. Ne dediler, 25 Marttan sonra kaos dediler. Doğru. Kaosu gördük. Neydi o kaos? Bu milletin, bu devletin, bu ülkenin ulusal güvenliğine ne yazık ki müdahele ederek, dış işleri bakanlığını dinleyecek kadar ihanet içinde olan, vatan hainlerini, bu ülke tanıma fırsatı buldu. Doğru. Onların kaos planı buydu. Ne diyordum ben aylardır, bunların inine gireceğiz, inine. 
Şimdi, bana zaman zaman bazı basın mensupları soruyor, bu sene de balkon konuşması yapacak mısınız? Tamam da balkon konuşmasından ne bekliyorsunuz, bu bir. İki, muhalefet liderlerine veya genel başkanlarına, genel müdürlerine neden sormuyorsunuz, siz de bir balkon konuşması yapacak mısınız? E, bunların böyle bir derdi yok. E şimdi, bunların sesi soluğu da çıkmayacak. Ne diyecekler yarın? Söyleyeyim ben. Biz kazandık.  Her ne kadar yüzde 26 da alsak, 27 de alsak, 28 de alsak 30 da alsak biz kazandık diyecek genel müdür. Öbürü çıkacak 13, 14 de alsak 15 de alsa biz kazandık diyecek. Niye? Hayatları bunların böyle geçti! Bu kardeşiniz ne dedi? Eğer birinci parti olamazsak ben genel başkanlığı bırakırım dedi. Zira, siyaset onur ister, siyaset bu noktada asillik ister, makamı zenginleştirebiliyorsanız orada oturun. Eğer zenginleştiremiyorsanız bırakın gidin. Fakat genel müdür Bursa'da konuşma yaptı, hatırlayın. Yüzde kırkın altında kalırsak giderim dedi televizyonlarda bu arşivlerde var. 26 aldı. Gitti mi? Gitmedi. Yine gidemez. Aynı şekilde diğeri 16-17 yıldır o makamda oturuyor. Gidermi? O da gidemez! Çünki onlar makamdan hazlanıyorlar.
Kardeşlerim, aziz milletimizin verdiği mesaj çok ama, çok açık.  Millet bugün sandıkta, Türkiye'ye ve dünyaya bir mesaj verdi. Ne dedi? Biz buradayız. Türk milleti geçilmez dedi. Millet biz bu ülkenin sahipleriyiz dedi. Millet eğilmez Türkiye yenilmez dedi. Kardeşim biz TBMM'yi sokakta , TC'ni sokakta bulmadık. Bu vatan, kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki veda, şüheda fışkırıcak toprağı sıksan Şüheda. Canı cananı alsın bütün varımı alsın da hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Bu şehitlerin kanıyla yoğrulmuş bu toprakları evet biz Pensilvanya'ya veya onun buradaki hain uzantılarına asla teslim etmeyiz. Bakın yarından itibaren , şu anda kaçanlar kaçtı, yarından itibaren de kaçanlar olabilir ha. Bazıları için şahsen suç duyurusunda bulundum. Bunlar kaçabilir dedim. Bundan sonra dedim ya, inlerine gireceğiz. Hesabını bunun ödeyecekler, bedelini ödeyecekler. Ulusal güvenliğimizi nasıl tehdit edersiniz. Suriye'de. Suriye şu anda bizimle savaş halinde. İşte görüyorsunuz, uçaklarımızı taciz ediyorlar. 74 tane kardeşimizi şehit ettiler ve şu anda  bizim Süleyman Şah saygı türbesi 10 dönüm, bizim topraklarımızdır. Oraya olan her saldırı, 780  bin kilometrekareye olan saldırıdır. Biz buna seyirci kalabilir miyiz? Yav, bu hainler bu görüşmeyi dinliyor, ve bu görüşmeyi dinledikten sonra da dünyaya servis ediyor. Kardeşlerim bunlar haşhaşilere rahmet okutur. Haşhaşiler bunların yanında hiç. Bunlar haşhaşileri aştı. Bu ara haşhaşiler ile ilgili yazılan eserler de bayağı prim yapmaya başladı. Niye? İyi tanımak istiyorlar bunları.
Kardeşlerim! Bugün aziz milletin sandıkta verdiği çok önemli bir mesaj var. Milletimiz siyaset dışı yollardan, Türkiye'nin istikametinin belirlenmesine, bugün,ü çok çarpıcı bir şekilde, evet, tavrını, itirazını ortaya koymuştur. Şunu özellikle burada vurgulamak istiyorum, sandık sonuçları kimin kazandığından çok kimin kaybettiğini gösterir. Şu ifadelerime lütfen dikkat edin. Bugün ahlak dışı siyaset kaybetmiştir. Kaset siyaseti, montaj siyaseti iftira ve çamur siyaseti kaybetmiştir. Esersizlik siyaseti, plansız projesiz hedefsiz siyaset bugün kaybetmiştir. Eey Genel müdür, eey güya genel başkan, yauv sizin elinizde bu kasetler olmasaydı siz bu seçim kampanyasında ne konuşacaktınız? Konuşacakları bir şey var mıydı? Biz plan konuştuk, biz proje konuştuk bunlar yalan, takiye, iftira, fitne,  fesat bunu konuştular. Statüko bugün çok büyük bir darbe almıştır. Kirli ilişkiler, adı konulmamış ittifaklar bugün kaybetmiştir. Vesayetin her türü, vesayetçi odakların her türlüsü de bugün milletten tam bir osmanlı şamarı yemiştir. Kardeşlerim bugün kibir kaybetmiştir, bugün gurur kaybetmiştir. Milletine tepeden bakan, milletini küçümseyen, milletin tercihlerini hafife alan, millete en büyük hakaretleri yapan kibir bugün bir kez daha sandıkta yenilmiştir. 
Kardeşlerim, harflerinden kanlar damlayan, öfke damlayan, nefret damlayan o manşetleri atanlar var ya, bugün bir kez daha ağır bir yenilgi almıştır. Şimdi soruyorum, Eeeey Pensilvanya, eeeey buradaki yandaşları medya, eeey yandaşları sermaye, hani siz demokrasinin karşısına konumladırılmıştınız? Ne oldu?
 Sandıkta bugün demokrasi kazandı. Sandıkta bugün irade kazandı. Ne oldu? 21.yüzyılda 2014 Türkiye'sinde halka hala darbe beklentisi içerisinde verilen mesajlarınız ne oldu bugün? İşte bak millet burada. Halk burada. Siyaset dışı müdahelelerle Türkiye'ye rota çizme sevdası içinde olanlar, bugün sandıkta kaybettiler. Şimdi siz neredesiniz? Yalan, iftira, şantaj, montaj siyaseti bugün yerle bir olmuştur.
Kardeşlerim, Türkiye'nin tüm sorunlarının çözüm aracı tartışmasız siyasettir, tartışmasız demokrasidir. Kimin ne meselesi varsa, bunu siyasetle çözme yolun gitmelidir. Kimin ne meselesi varsa bunu artık sadece ve sadece sandıkta çözme yoluna gitmelidir. Buradan muhalefet partilerine açık çağrı yapıyorum. Biz AK Parti olarak her seçim sonrasında olduğu gibi, bu seçim sonrasında da tüm boyutlarıyla neticeleri analiz edeceğiz. Acaba niye 46-47-48 aldı da, çünkü henüz kesin sonuçlar yok, şu anda bu kesin olmayan sonuçlar, bunu biz niye 55 yapamadık, niye 60 yapamadık. Şimdi oturup bunu konuşacağız. Öyle mi? Ve bunları konuşup neticeye bağladıktan sonra, sizlerle beraber yolumuza tekrar bu eksiklerimizi de gidererek devam edeceğiz. Ama muhalefetin böyle bir derdi var mı? Yok. Onların böyle bir derdi yok. Onlar her seçime girerken hep hazırlıksız yakalanırlar. Bize oy veren insanlarında vermeyen vatandaşlarımın da hissiyatını mesajını samimi şekilde değerlendireceğiz. Muhalefet partileri de bugün milletin sandıkta verdiği mesajı doğru okumalı, artık kendilerini sorgulamalı kendi öz eleştirilerini sağlıklı şekilde yapmalıdır. 
Kardeşlerim! Neye yandım biliyor musunuz? Neye üzüldüm biliyor musunuz? Dışişlerinde olan olaydan sonra şahsıma yapılan iftiraların hepsini bir kenara koyuyoru ama dışişlerinden sonra, başbakanlıktaki böcek olaylarından sonra, şu muhalefetin bir açıklamasını duydunuz mu? Bu vatana ihanettir, bu bir casusluktur, buna yönelik biz iktidarın yanındayız diye bir ifadelerini duydunuz mu? 
Kardeşlerim! Ne olacak! Pensilvanya ile hareket edenler bunu söyleyebilir mi? Buradan bile bir şey bekliyorlardı. Yani 25inden sonrası kaos dedikleri şey buydu. Ekonomi çökecekti. Çöktü mü ekonomi. Daha da güçlenerek geliyoruz! Ekonomide de güçleneceğiz! Siyasette de güçleneceğiz! Demokraside de, daha güçlü demokrasiyi getireceğiz. Batının özlemini duyduğu demokrasi bizde var bizde! Evet! Onlar samimi davranmadılar. Ve biz samimi davrandık. Biz kararlı şekilde yolumuza devam ettik. Artık, eski Türkiye yok. Yeni Türkiye var. Eski siyaset tarzıyla, hele hele eski muhalefet tarzıyla, kardeşlerim, asla, yönetim biçimi olmaz. Yeni Türkiye'nin yeni bir muhalefet ihtiyacı açıktır. Yeni Türkiye'nin iktidar kadar, milleti kucaklayan bir muhalefete ihtiyacı var. Yeni Türkiye'nin artık, ayrıştırıcı, kamplaştırıcı, kutuplaştırıcı muhalefete değil Türkiye'nin 77 milyonuna aynı dille konuşan bir muhalefete ihtiyacı var. Şunu bir şekilde gördük ki, sadece iktidarın, sadece iktidar partisinin Türkiye'yi kucaklaması yetmiyor. Gerilimden, krizden beslenen muhalefet anlayışı ülkeye fayda getirmiyor. İstismar siyaseti artık son bulmalıdır, korkutma siyaseti artık son bulmalıdır. Kibirli, aşağılayıcı,horlayıcı, dışlayıcı siyaset artık muhalefet partileri nezdinde son bulmalıdır. Muhalefet partisi yöneticileri bu akşam aynaya bakmalı. Kendilerine sorular sormalı. yaptıkları hatalarının farkına vararak mutlaka kendilerine çeki düzen vermeli. AK Partinin bileğini tek başına bükemediler, kollektif çalıştılar. CHP'nin zayıf olduğu yerde MHP,  MHP'nin zayıf olduğu yerde CHP hatta diğerleri de destek vermek suretiyle adeta AK Partinin karşısında kamplaştılar. Ne oldu? Kırk çürük yumurta, bir sağlam yumurta etmez. Adı konulmamış ittifakları gördük, ilkesiz siyasetin fayda getirmediğini artık milletim gördü. Biz diyoruz ki, gelin yeni bir sayfa açalım. Bu yeni sayfada. ey muhalefet. ey bu muhalefete gönül veren milletim, Türkiye sevdası her şeyin üzerinde olsun. Türkiyenin ali menfaatleri her şeyin üzerinde olsun. Biz hep ne dedik Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye razıyız dedik. AK Parti kaybetsin de Türkiye'ye ne olursa olsun anlayışı tarihe karışsın. Siyasetin merkezinde ilke olsun, değer olsun, samimiyet olsun. Türkiye'yi hep birlikte Yüceltelim.
Kardeşlerim! Allah'a sonsuz hamd ediyorum ki, Türkiye'ye saldıranlar bugün hayal kırıklığı yaşamışlardır. Türkiye düşmanlarının maşaları bugün hayal kırıklığı yaşamışlardır. Bu milletin içinden çıkan ama bu millete ihanet eden taşeronlar, bugün milletin ne kadar aziz, ne kadar asil, ne kadar kahraman olduğunu bir kez daha görmüşlerdir.
 Millet, istiklaline uzanan elleri sandığa gömmüştür. 
Millet sinsi planları, ahlaksız tuzakları bugün bozmuştur. Milletin sağ duyusu, feraseti, basireti bugün hileletre ve desiselere galebe çalmıştır. Bugün istiklaline, iradesine, ülkesine bayrağına sahip çıkan aziz milletime tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Rabbim bu aziz milleti korusun diye dua ediyorum. Bu millet ümmetin umududur. Dünyanın umududur. Rabbim bu milleti doğru yoldan ayırmasın. Her türlü plana, oyuna ve tuzağa karşı korusun diye dua ediyorum. 
Kardeşlerim! seçim mitinglerimiz boyunca bir şeyi özellikle vurguladım. Bediüzzaman Said Nursi diyor ki; Baki hakikatler, fani şahsiyetler üzerine bina edilemez. Biz ezelden gelen inşallah ebede giden bir davanın sadece hizmetkarlarıyız. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar omaya geldik. Biz büyük bir dava taşının sadece hamallarıyız. Dün biz yoktuk ama bu dava vardı. Yarın biz olmayacağız, ama bu dava var olacak. Dünya varoldukça, inşallah, ay yıldızlı bayrağımız dünyanın barış umudu olarak, en yüksek burçlarda dalgalanmaya devam edecek. Onun için ne dedik, Türküyle, kürdüyle, lazıyla, çerkeziyle, gürcüsüyle, abazasıyla, boşnağıyla, romanıyla velhasıl tek millet dedik. Tek millet.
Çünki ben türkü türk olduğu için sevmiyorum, kürdü kürt olduğu için sevmiyorum, lazı laz olduğu için sevmiyorum; kardeşleri, beni yaradan allah 77 milyonu yarattığı için seviyorum. Biz de ayrımcılık yok. Bir grup bakıyorsunuz siyasi kürtçülük yapıyor, bir grup siyasi türkçülük yapıyor. Bir bakıyorsunuz ben CHP'de kumsalların partisiyim diyor. Kardeşlerim, biz 77 milyonu seviyoruz. Alevisiyle, sunnisiyle herkesi seviyoruz. Onun için tek millet. İki, tek bayrak. Üç, tek vatan. Dört, tek devlet. Devletin içinde devlet olmaz. Hangi kurumumuza girmişlerse girmişler. 35 senedir, 40 senedir, nereye sızmışlarsa sızmışlar. Bizler de iyi niyetimizin kurbanı olduk. Ama şimdi artık bunları ayıklama zamanı gelmiştir hukuk içinde. Hukuk içinde. Yasalar içerisinde. Neden? Çünki bu tür şebekeleri artık ne millet hoşgörüyle karşılar ne de biz karşılarız. Kardeşlerim, bakınız, burada bir şey daha özellikle sizlere hatırlatmak istiyorum o da şudur, rabbime sonsuz şükürler olsun ki, bize bu davanın bayraktarlığını yapma şeref ve izzetini bahşetti. Yarın belki bizler bu makamlarda olmayacağız. Bugüne kadar rabbim bize hangi emaneti yüklediyse canımız pahasına ona biz sahip çıkmaya, yüceltmeye çalıştık. Bundan sonra da bu can bu tende oldukça, üzerimize hangi emanet yüklenirse allahın izniyle ona sadakatle sahip çıkmaya çalışacağız. inşallah son nefesimize kadar, milletin ve ülkenin hizmetkarı olarak, bayrağımızı ve toprağımızı yüceltmenin mücadelesi içinde olacağız. Ben ve arkadaşlarım son derece müsterih bir haldeyiz. Bizden öncekilerden devraldığımız büyük Türkiye sancağını yüksek burçlara dikmiş olmanın gururu içindeyiz. Siyasete güç kazandırmış olmanın, demokrasiyi güçlendirmiş olmanın memnuniyeti içerisindeyiz. Büyük AK PArti ailesinin her ferdinin bu şuurla hareket edeceğinden en ufak bir şüphe duymuyorum. İnanıyorum ki bu büyük hareketin her neferi, daha büyük bir aşkla, daha büyük bir sevda ile, daha büyük bir gayretle, bu bayrağı bu sancağı  çok daha yüksek burçlara dikmenin mücadelesi içerisinde olacaklardır. 
Türkiye artık yeni bir döneme girmiştir. Türkiye siyaseti, sandığı, milli iradeyi sarsılmaz bir noktaya taşımıştır. Genç kardeşlerimin bu açılan kapıdan ilerleyerek Türkiye'ye çok daha büyük başarıları yaşatacağına inanıyorum. Kardeşlerim bugün hiç kimse mahzun olmasın. Bugün hiç kimse üzülmesin. 77 milyon bilsin ki, bugün Türkiye kazanmıştır. 77 milyonun her bir ferdi bilsin ki, bugün Türkiye kazanmıştır. Bugün  yeni Türkiye'nin düğün günüdür. Bugün 77 milyon bir ve beraber olarak, birbirine kardeş olarak yeni Türkiye'nin zafer günüdür. Bugün barışı savunan, mazlumların elinden tutan, hakkı her yerde cesaretle savunan Türkiye kazanmıştır. Bugün 2023 hedefleri kazanmıştır. Bugün çözüm süreci kazanmıştır. Milli birlik ve kardeşlik süreci kazanmıştır. 77 milyonun ezeli ve ebedi kardeşliği kazanmıştır. 77 milyon içinde tek bir kişi bile kaybetmemiştir. Çünki, onlara hizmetkar olan bir kadro, ayrımcılık yapmadan iş başındadır. Farklı düşünebilirler, farklı siyasi partilere oy vermiş olabilirler, bize küfretmiş olabilirler, bize hakaret etmiş olabilirler, bir çoğunu yuttuk, bir çoğunu da tabi yargıya sevk ettik. Ama seviyesiz muhalefet, statüko, vesayet, darbe girişimleri kaybetmiştir. Ahlak ve edep dışı siyaset kaybetmiştir. İhanet kaybetmiştir. 77 milyonun her bir ferdi bugün kazanmıştır. 
Bir kez daha milletime teşekkür ediyorum. Aylardır dudaklarından dualar düşmeyen dedelere, ninelere, hatta çocuklara, gençlere, hanım kardeşlerime, beyefendilere teşekkür ediyorum. Bize güvenen bize inanan kardeşlerime teşekkür ediyorum. 
Dünyanın nher yerinde Türkiye için, Türkiye'nin istiklali için dua edenlere teşekkür ediyorum.
Teşkilatıma, genel merkezimden, il teşkilatlarıma, ilçe teşkilatlarıma, belde teşkilatlarıma, taa sandık müşahitlerine kadar hepsine teşekkür ediyorum. Kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza hepsine tek tek teşekkür ediyorum. 
Şimdi seçilen tüm başkanlara, meclis üyelerine, il genel meclis üyelerine, muhtarlara başarılar diliyorum.
rabbim bu seçimleri Türkiye için hayırlara vesile kılsın. rabbim ülkemi, milletimi korusun.
Kardeşlerim, unutmayın, Türkiye eğilmez, millet yenilmez.
Zaferimiz kutlu mübarek olsun diyorum.
Hepinizi yürekten selamlıyorum  ve hazır mıyız diyorum; beraber yürüdük biz bu yollarda beraber ıslandık yağan yağmurda şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor,bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Türkiye'yi hatırlatıyor. 
Biriz, iriyiz, diriyiz, kardeşiz hep birlikte Türkiye'yiz.
Hepinizi allaha emanet ediyorum.
Kalın sağlıcakla diyorum. Sağolunuz varolunuz!

*Başbakan konuşmasında özellikle çünkü yerine çünki kullandığı için ben de Çünkü kelimesini kendi kullandığı şekilde yazmayı tercih ettim.
**Paylaşmak istediğim görüntüler de var seslenişinde başbakanın, hepsi birlikte söylemi daha net gösterecek kanaatindeyim  ancak fotoğrafları bulamadım ve videodan almayı da bilmiorm. en kısa zamanda eklemeyi düşünüyorum.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu